Laparoskopik cerrahi nedir?
Laparoskopik cerrahi, halk arasında “kapalı ameliyat” olarak bilinen yöntemdir. Ameliyat, karın duvarına açılan genellikle 3–5 adet, 0,5–1,2 cm çapında küçük delikten yerleştirilen ince bir kamera (laparoskop) ve özel uzun aletlerle yapılır. Kameranın görüntüsü büyütülmüş olarak ekrana aktarılır ve cerrah ameliyatı bu görüntüyü izleyerek gerçekleştirir.
Çalışma alanı oluşturmak için karın boşluğuna karbondioksit gazı verilir. Bazı böbrek ve böbrek üstü bezi ameliyatlarında ise karın boşluğuna girilmeden, sırt tarafındaki böbrek çevresi alandan (retroperitoneal yol) ilerlenir. Hangi yolun seçileceği organa, hastalığa ve hastanın anatomisine göre belirlenir.
Önemli bir nokta: Laparoskopide değişen, organa ulaşma yoludur. Organda yapılan işlem, yani tümörün çıkarılması ya da darlığın onarılması gibi asıl ameliyat, açık cerrahide uygulanan ilkelerle aynıdır.
Laparoskopi ile endoskopik cerrahi arasındaki fark
Ürolojide “kapalı ameliyat” ifadesi iki farklı yöntem için kullanılabildiği için hastalar sıklıkla bu iki yaklaşımı karıştırır:
- Endoskopik cerrahi: Ciltte hiç kesi yapılmadan, idrar yolundan (idrar deliğinden) ilerletilen ince kameralarla yapılan işlemlerdir. Lazerle böbrek taşı ameliyatı (RIRS), üreter taşı ameliyatı (URS), kapalı prostat ameliyatı ve kapalı mesane tümörü ameliyatı (TUR-M) bu gruptadır.
- Laparoskopik cerrahi: Karın veya böğür bölgesindeki küçük deliklerden girilerek organın dış yüzeyinden çalışılan yöntemdir. Bir organın tamamen veya kısmen çıkarılması ya da onarılması gereken durumlarda kullanılır.
Bir hastalık için hangi yaklaşımın uygun olduğu, hastalığın türüne ve yerine göre değişir. Örneğin küçük bir böbrek taşı çoğunlukla endoskopik yöntemle tedavi edilirken, böbrek tümörlerinde laparoskopik cerrahi gündeme gelir.
Laparoskopinin genel avantajları
Laparoskopik yöntem, açık cerrahiyle karşılaştırıldığında genel olarak şu özelliklerle ilişkilendirilir:
- Daha küçük kesiler ve daha küçük ameliyat izleri
- Ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha az ağrı kesici ihtiyacı
- Daha kısa hastanede kalış süresi
- Günlük yaşama daha erken dönüş
- Kesi yeri fıtığı ve yara enfeksiyonu riskinin daha düşük olması
- Büyütülmüş görüntü sayesinde dar alanlarda ayrıntılı çalışma imkânı
Bu avantajlar her hastada aynı ölçüde ortaya çıkmaz. İyileşme süresi; ameliyatın türüne, hastalığın yaygınlığına ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır.
Laparoskopik olarak yapılabilen ürolojik ameliyatlar
Aşağıdaki ameliyatlar uygun hastalarda laparoskopik yöntemle yapılabilir. Her birinin ayrıntılarına ilgili sayfadan ulaşabilirsiniz.
Böbrek ameliyatları
- Radikal nefrektomi: Böbrek tümörlerinde böbreğin çevre yağ dokusuyla birlikte çıkarılmasıdır.
- Parsiyel (kısmi) nefrektomi: Uygun boyut ve yerleşimdeki böbrek tümörlerinde yalnızca tümörlü bölümün çıkarılarak sağlam böbrek dokusunun korunmasıdır.
- Basit nefrektomi: İşlevini yitirmiş ve şikâyete ya da enfeksiyona yol açan böbreklerin çıkarılmasıdır.
Böbrek tümörlerinde tanı ve tedavi seçenekleri için böbrek kanseri sayfasına bakabilirsiniz.
Böbrek üstü bezi (adrenal) ameliyatları
Laparoskopik adrenalektomi, hormon salgılayan ya da boyutu nedeniyle çıkarılması gereken böbrek üstü bezi kitlelerinde sık tercih edilen yöntemdir. Ayrıntılar için sürrenal (adrenal) tümörleri sayfasını inceleyebilirsiniz.
Böbrek havuzu darlığı (pyeloplasti)
Böbrek havuzu ile idrar kanalının birleştiği noktadaki darlıkta dar bölge çıkarılıp yeniden birleştirilir. Ayrıntılar UPJ darlığı ve pyeloplasti sayfasında yer almaktadır.
Prostat ve mesane ameliyatları
- Radikal prostatektomi: Organa sınırlı prostat kanserinde prostatın ve meni keseciklerinin çıkarılmasıdır. Ayrıntılar için prostat kanseri sayfasına bakabilirsiniz.
- Radikal sistektomi: Kas tabakasına ilerlemiş mesane tümörlerinde, seçilmiş hastalarda laparoskopik olarak yapılabilir. Bkz. mesane kanseri.
Taş ameliyatları
Böbrek taşlarının büyük çoğunluğu bugün RIRS, URS ve PNL gibi endoskopik yöntemlerle tedavi edilir. Ancak büyük ve tek parça böbrek havuzu taşlarında, büyük üreter taşlarında ya da anatomik farklılıklarda laparoskopik pyelolitotomi veya üreterolitotomi seçilmiş hastalarda bir seçenek olabilir. Ektopik veya alışılmadık konumdaki böbreklerde laparoskopi, PNL’ye yardımcı olarak da kullanılabilir. Genel bilgi için böbrek taşı tedavisi sayfasına bakabilirsiniz.
Varikoselektomi
Testis toplardamarlarındaki genişlemede (varikosel) toplardamarlar laparoskopik olarak bağlanabilir. Varikoselde mikrocerrahi yöntemler de yaygın olarak kullanılır; hangi yöntemin uygun olduğu kişiye göre değişir. Ayrıntılar için varikosel sayfasını inceleyebilirsiniz.
Tek kesiden (göbek deliğinden) laparoskopi
Tek kesiden laparoskopik cerrahide, birden fazla delik yerine göbek deliğine yerleştirilen tek bir giriş noktasından birkaç alet birlikte kullanılır. İz büyük ölçüde göbek deliğinin içinde kalır. Bu yöntem teknik olarak daha zordur ve daha çok seçilmiş, görece basit ameliyatlarda ve uygun vücut yapısındaki hastalarda tercih edilir. Gerektiğinde ameliyat sırasında ek küçük delikler açılabilir.
Kimler laparoskopi için uygun değildir?
Laparoskopi her hasta ve her hastalık için uygun değildir. Aşağıdaki durumlarda açık cerrahi veya başka bir yöntem daha güvenli olabilir:
- Karın içine gaz verilmesini tolere edemeyecek düzeyde ciddi kalp veya akciğer hastalığı
- Kontrol altına alınamayan kanama bozukluğu
- Daha önceki ameliyatlara bağlı yoğun karın içi yapışıklıklar
- Çok büyük ya da çevre organlara yayılmış tümörler
Yöntem seçimi, muayene ve görüntüleme sonuçları değerlendirildikten sonra kişiye özel yapılır.
Açık cerrahiye geçme olasılığı
Laparoskopik olarak başlanan bir ameliyatta kanama, beklenmeyen yapışıklıklar ya da anatominin güvenli çalışmaya izin vermemesi gibi durumlarda açık cerrahiye geçilebilir. Bu karar hastanın güvenliği için verilir ve bir başarısızlık olarak değerlendirilmemelidir. Bu olasılık ameliyat öncesinde hastayla konuşulur ve onam formunda yer alır.
Ameliyat öncesi hazırlık ve iyileşme süreci
Ameliyattan önce kan tahlilleri, gerekli görüntülemeler ve anestezi değerlendirmesi yapılır. Kan sulandırıcı ilaçlar, hekimin önerisiyle belirli bir süre önce düzenlenir veya kesilir. Laparoskopik ürolojik ameliyatlar genel anestezi altında yapılır.
Ameliyattan sonra:
- Hastalar çoğunlukla ameliyat günü veya ertesi gün ayağa kaldırılır; erken yürümek pıhtı riskini azaltır ve bağırsakların çalışmasına yardımcı olur.
- Sıvı ve yumuşak gıdalara genellikle kısa sürede başlanır.
- Karın içine verilen gaza bağlı omuz ağrısı birkaç gün sürebilir.
- Hastanede kalış ameliyatın türüne göre değişir; çoğu ameliyatta birkaç gündür.
- Masa başı işlere dönüş çoğu zaman birkaç hafta içinde mümkün olur; ağır kaldırma ve zorlayıcı egzersizler için daha uzun süre beklenmesi önerilir.
Taburcu olduktan sonra ne zaman başvurmalı?
Evde iyileşme döneminde aşağıdaki durumlardan biri gelişirse beklemeden hekime başvurulmalıdır:
- 38 °C üzerinde ateş veya titreme
- Giderek artan karın ağrısı, karında belirgin şişlik, sürekli bulantı veya kusma
- Delik yerlerinden kızarıklık, akıntı veya kanama
- Bacakta tek taraflı şişlik ve ağrı ya da ani nefes darlığı
- İdrar yapamama veya idrarda yoğun kanama
Riskler
Laparoskopik cerrahi de bir ameliyattır ve açık cerrahideki risklerin çoğunu taşır: kanama, enfeksiyon, komşu organlarda (bağırsak, damarlar) yaralanma, derin ven trombozu ve anestezi ile ilgili riskler. Bunlara ek olarak delik yerlerinde fıtık, cilt altına gaz kaçması ve geçici omuz ağrısı görülebilir. Her ameliyata özgü riskler ilgili tedavi sayfalarında ve muayene sırasında ayrıntılı olarak ele alınır.
Bursa’da laparoskopik ürolojik cerrahi
Op. Dr. Mücahit Kabar, üroloji uzmanlık eğitimini Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde tamamlamıştır. Laparoskopi yardımlı perkütan nefrolitotomi, radikal nefrektomi serileri ve böbrek kitleleri üzerine yayımlanmış bilimsel çalışmaları bulunmaktadır. Bursa Nilüfer’de Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi ve Özel Jimer Hastanesi’nde böbrek, böbrek üstü bezi, prostat ve idrar yolu hastalıkları için laparoskopik ameliyat seçeneklerini muayene sonrası hastayla birlikte değerlendirmektedir. Bursa dışından, farklı şehirlerden gelecek hastalar randevularını hastanelerin online randevu sayfalarından veya randevu hatlarından (Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi, hafta içi 08.30–12.00, 444 8 112; Özel Jimer Hastanesi, hafta içi 13.00–17.00, 444 45 67) alabilir. Görüntüleme ve tahlil sonuçlarını ve sorularını önceden WhatsApp üzerinden (0541 622 54 82) paylaşabilirler; diğer iletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır.