1. Ana Sayfa
  2. Tedaviler
  3. Prostat Kanseri

Üroonkoloji

Bursa'da Prostat Kanseri Tanı ve Tedavisi

PSA, multiparametrik MR ve hedefe yönelik biyopsi ile erken tanı; aktif izlem, radikal prostatektomi, radyoterapi ve hormon tedavisi seçenekleri.

Kısaca

Prostat kanseri, erkeklerde sık görülen kanserlerden biridir ve erken evrede çoğunlukla belirti vermez. Erken tanıda PSA testi ve rektal muayene, şüpheli durumlarda multiparametrik prostat MR ve MR-füzyon biyopsi kullanılır. Düşük riskli hastalıkta aktif izlem, organa sınırlı hastalıkta radikal prostatektomi veya radyoterapi, ileri evre hastalıkta hormon tedavisi ve diğer sistemik tedaviler uygulanır; tedavi planı multidisipliner olarak kişiye özel belirlenir. Op. Dr. Mücahit Kabar, Bursa'da Jimer Hastanesi ve Medicabil Nilüfer Hastanesi'nde prostat kanseri şüphesi olan hastaları değerlendirmektedir.

Erken tanı
PSA testi ve rektal muayene
Görüntüleme
Multiparametrik prostat MR; gerekirse PSMA PET/BT veya kemik sintigrafisi
Biyopsi
MR-füzyon (hedefe yönelik) ve sistematik biyopsi
Derecelendirme
Gleason skoru ve ISUP derece grubu (1–5)
Tedavi seçenekleri
Aktif izlem, radikal prostatektomi, radyoterapi, hormon tedavisi

Prostat kanseri nedir?

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Büyük çoğunluğu adenokarsinom tipindedir. Erkeklerde sık görülen kanserlerden biridir ve görülme sıklığı yaşla birlikte artar.

Prostat kanserlerinin önemli bir bölümü yavaş seyirlidir ve uzun yıllar belirti vermeden kalabilir. Bir kısmı ise daha hızlı ilerleme eğilimindedir. Bu nedenle tanıdan sonra en önemli adım, hastalığın hangi risk grubunda olduğunu doğru belirlemektir. Erken evrede saptanan prostat kanserinde tedavi seçenekleri daha fazladır ve uzun dönem sonuçlar genellikle iyidir.

Risk faktörleri

  • Yaş: Risk özellikle 50 yaşından sonra artar.
  • Aile öyküsü: Babasında veya erkek kardeşinde prostat kanseri olanlarda risk yüksektir.
  • Genetik yatkınlık: BRCA2 gibi bazı gen değişikliklerini taşıyanlarda risk artar.
  • Etnik köken: Afrika kökenli erkeklerde daha sık görülür.

Prostat kanseri belirtileri

Erken evre prostat kanseri çoğunlukla hiçbir belirti vermez ve genellikle PSA testi ya da rektal muayene ile fark edilir. Sık idrara çıkma veya zayıf idrar akımı gibi yakınmalar çoğu zaman prostat büyümesine bağlıdır; ancak benzer yaşlarda görüldükleri için ayırımın muayene ile yapılması gerekir.

İlerlemiş hastalıkta idrarda veya menide kan, kemik ağrısı (özellikle bel ve kalça bölgesinde), açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik görülebilir. Bu belirtiler çoğu zaman başka nedenlere bağlıdır; yine de varlığında bir ürolog tarafından değerlendirilmek önemlidir.

Erken tanı ve tanı yöntemleri

PSA testi ve rektal muayene

PSA (prostat spesifik antijen) kandan bakılan bir testtir. PSA prostata özgüdür ancak kansere özgü değildir; prostat büyümesi, prostat iltihabı ve idrar yolu enfeksiyonu da PSA’yı yükseltebilir. Bu yüzden PSA için herkes için geçerli tek bir “normal” sınır yoktur; sonuç yaşa, prostat hacmine, önceki değerlere ve kullanılan ilaçlara göre yorumlanır.

Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre bilgilendirilmiş erkeklere 50 yaşından, ailesinde prostat kanseri olanlara 45 yaşından, BRCA2 taşıyıcılarına 40 yaşından itibaren PSA ile erken tanı önerilebilir. Rektal muayene ise prostatta sertlik veya düzensizlik olup olmadığını değerlendirir ve PSA ile birlikte kullanılır.

Multiparametrik prostat MR

PSA yüksekliği veya muayenede şüpheli bulgu saptanan hastalarda, güncel kılavuzlar biyopsiden önce multiparametrik prostat MR çekilmesini önermektedir. MR bulguları PI-RADS sistemiyle 1’den 5’e kadar puanlanır. MR, şüpheli alanların hedeflenmesine yardımcı olur ve bazı hastalarda biyopsi gereksinimini azaltabilir.

MR-füzyon biyopsi

Tanı, prostattan alınan dokunun patolojik incelemesiyle konur. MR-füzyon biyopside MR görüntüleri ultrason görüntüsüyle birleştirilerek şüpheli alandan hedefe yönelik örnek alınır; bu örnekler genellikle sistematik biyopsiyle birlikte değerlendirilir. Biyopsi makattan (transrektal) ya da makat ile torbalar arasındaki bölgeden (transperineal) yapılabilir. Güncel kılavuzlar enfeksiyon riskinin daha düşük olması nedeniyle mümkün olduğunda transperineal yolu önermektedir.

Gleason skoru ve ISUP derece grubu

Patolog, kanser hücrelerinin görünümüne göre bir Gleason skoru verir. Günümüzde bu skor, anlaşılması daha kolay olan ISUP derece grubu (1–5) ile birlikte raporlanır. Derece grubu 1 en yavaş seyirli, 5 ise en saldırgan formu ifade eder. PSA, derece grubu ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek hastalık düşük, orta veya yüksek riskli olarak sınıflandırılır. Orta ve yüksek riskli hastalarda yayılım araştırması için PSMA PET/BT, kemik sintigrafisi veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntülemeler istenebilir.

Prostat kanseri tedavi seçenekleri

Tedavi; hastalığın risk grubu ve evresi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Her hasta için tek bir doğru tedavi yoktur.

Aktif izlem

Düşük riskli ve yavaş seyirli prostat kanserlerinde, hastalık hemen tedavi edilmeden düzenli PSA, MR ve gerektiğinde tekrar biyopsi ile yakından takip edilir. Hastalıkta ilerleme saptanırsa tedaviye geçilir. Amaç, gerek duyulmayan tedavilerin yan etkilerinden hastayı korumaktır. İleri yaştaki veya ciddi eşlik eden hastalıkları olan bazı hastalarda ise yalnızca yakınma geliştiğinde tedavi planlanan bekle-gör yaklaşımı tercih edilebilir.

Radikal prostatektomi

Prostatın ve meni keseciklerinin tamamen çıkarıldığı ameliyattır; gerekli hastalarda lenf bezleri de çıkarılır. Organa sınırlı hastalıkta ve uzun yaşam beklentisi olan uygun hastalarda bir seçenektir. Ameliyat açık, laparoskopik veya robot yardımlı olarak yapılabilir; kanser kontrolü açısından belirleyici olan yöntemden çok hastalığın özellikleri ve cerrahi tekniğin doğru uygulanmasıdır. Ameliyat sonrası geçici idrar kaçırma ve sertleşme sorunu görülebilir; uygun hastalarda sertleşmeyi sağlayan sinirlerin korunması hedeflenir.

Radyoterapi

Işın tedavisi, organa sınırlı ve bölgesel olarak ilerlemiş hastalıkta ameliyata alternatif bir seçenektir. Dışarıdan ışın tedavisi (yoğunluk ayarlı ve görüntü kılavuzlu teknikler) en sık kullanılan yöntemdir; orta ve yüksek riskli hastalarda genellikle hormon tedavisiyle birlikte uygulanır. Seçilmiş hastalarda prostat içine radyoaktif kaynak yerleştirilmesi (brakiterapi) de bir seçenek olabilir. Radyoterapi, radyasyon onkolojisi uzmanı tarafından planlanır.

Hormon tedavisi ve sistemik tedaviler

Prostat kanseri hücreleri büyümek için erkeklik hormonuna (testosteron) ihtiyaç duyar. Androjen baskılama tedavisi testosteron düzeyini düşürerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatır. Hormon tedavisi radyoterapiyle birlikte ya da yayılım göstermiş hastalıkta tek başına veya yeni nesil hormonal ilaçlar ve kemoterapi gibi diğer tedavilerle birlikte kullanılır. Sistemik tedaviler tıbbi onkoloji ile birlikte planlanır.

Multidisipliner yaklaşım

Prostat kanseri tedavisi; üroloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, radyoloji, nükleer tıp ve patoloji uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Hastanın tüm seçenekler, bunların olası yararları ve yan etkileri hakkında bilgilendirilmesi, karar sürecinin önemli bir parçasıdır.

Tedavi sonrası takip

Tedavi sonrasında hastalar düzenli PSA ölçümleri ile takip edilir. Takip sıklığı uygulanan tedaviye ve risk grubuna göre belirlenir. Ameliyat sonrasında PSA’nın ölçülemeyecek kadar düşük düzeylere inmesi beklenir; takipte yeniden yükselmesi, ek değerlendirme gerektirebilir. İdrar kaçırma veya sertleşme sorunu gibi yan etkilerin tedavisi de takibin bir parçasıdır.

Prostat kanserinden korunmak mümkün mü?

Yaş, aile öyküsü ve genetik yatkınlık gibi başlıca risk faktörleri değiştirilemez; bu nedenle prostat kanserini önlediği kanıtlanmış bir yöntem bulunmamaktadır. Bununla birlikte sağlıklı kiloyu korumak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigarayı bırakmak ve dengeli beslenmek genel sağlık açısından önerilir. Asıl önemli olan, risk durumuna uygun yaşta bir ürologla görüşerek erken tanı konusunda bilgilendirilmiş bir karar vermektir.

Bursa’da prostat kanseri değerlendirmesi

Op. Dr. Mücahit Kabar, üroloji uzmanlık eğitimini Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde tamamlamıştır. Avrasya Üroonkoloji Derneği üyesidir ve prostat adenokarsinomunun testise metastazı üzerine uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmış bilimsel çalışması bulunmaktadır. Bursa Nilüfer’de Özel Jimer Hastanesi ve Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi’nde PSA yüksekliği ve prostat kanseri şüphesi olan hastaları muayene etmektedir. Randevu için iletişim sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Prostat Kanseri hakkında sık sorulan sorular

PSA yüksekliği kanser olduğu anlamına mı gelir?

Hayır. PSA prostata özgü bir proteindir ancak kansere özgü değildir; prostat büyümesi, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve sonda takılması gibi durumlarda da yükselebilir. Yüksek bir PSA sonucu, tekrar ölçüm, muayene ve gerekirse MR ile birlikte değerlendirilir.

Prostat kanseri taramasına kaç yaşında başlanmalı?

Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre bilgilendirilmiş erkeklere 50 yaşından itibaren PSA testi önerilebilir. Ailesinde prostat kanseri olanlarda 45, BRCA2 gen değişikliği taşıyanlarda 40 yaş civarında başlanması önerilir. Takip aralığı PSA değerine ve kişisel riske göre belirlenir.

Prostat biyopsisi öncesinde MR çekilmesi gerekir mi?

Güncel kılavuzlar, biyopsi kararından önce multiparametrik prostat MR çekilmesini önermektedir. MR, şüpheli alanların hedeflenerek örneklenmesine yardımcı olur ve bazı hastalarda gereksiz biyopsiden kaçınılmasını sağlayabilir. Karar PSA, muayene ve MR bulguları birlikte değerlendirilerek verilir.

Her prostat kanseri hemen tedavi edilmeli mi?

Hayır. Düşük riskli ve yavaş seyirli prostat kanserlerinde, düzenli PSA, MR ve gerektiğinde tekrar biyopsi ile yapılan aktif izlem uygun bir seçenektir. Bu yaklaşım, gereksiz tedavilerin yan etkilerinden kaçınmayı amaçlar; hastalıkta ilerleme saptanırsa tedaviye geçilir.

Prostat kanseri ameliyatından sonra idrar kaçırma ve sertleşme sorunu olur mu?

Radikal prostatektomi sonrasında geçici idrar kaçırma sıktır ve çoğu hastada aylar içinde belirgin olarak düzelir. Sertleşme sorunu da görülebilir; uygun hastalarda sinir koruyucu teknik bu riski azaltmayı amaçlar. Bu konular ve tedavi seçenekleri ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak konuşulur.

Bursa'da prostat kanseri muayenesi için nereye başvurabilirim?

Op. Dr. Mücahit Kabar, Bursa Nilüfer'de Özel Jimer Hastanesi ve Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi'nde hasta kabul etmektedir. Randevu için 0541 622 54 82 numarasına WhatsApp üzerinden mesaj gönderebilirsiniz.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla Op. Dr. Mücahit Kabar tarafından hazırlanmıştır ve muayenenin yerine geçmez. Size uygun tanı ve tedavi yöntemi, muayene ve tetkikler sonrasında belirlenir.

Sorularınız için bir mesaj uzağınızdayız.

Randevu ve bilgi için WhatsApp üzerinden yazabilir ya da hastanelerin randevu hatlarını arayabilirsiniz.

Randevu Al

Randevu alın

Muayene saatinize göre hastaneyi seçin; online randevu sayfası açılır.